Obezite Cerrahisi (Obezite Ameliyatı)

Diyet, egzersiz ve medikal programlarla hedeflenen kilo kaybına ulaşamayan hastalarımızda aşırı yağ dokusunu kalıcı olarak kontrol altına almak adına obezite cerrahisi uygulamalarına başvuruyoruz. [1] Hastalarımızın vücut kitle indeksini sağlıklı sınırlara çekmeyi amaçladığımız bu operasyonlar ile fazla kiloları uzaklaştırırken, obezitenin yol açtığı kronik sağlık sorunlarını da geriletmeyi hedefliyoruz. [1, 2]

Obezite Cerrahisi Nedir?

Obezite cerrahisi, aşırı yağ birikiminin kontrol altına alınması amacıyla sindirim sisteminde mide hacmini küçülten, besin emilimini azaltan veya her iki mekanizmayı birlikte kullanan laparoskopik operasyonların genel adıdır. [1]

Klinik uygulamalarımızda cerrahinin sağladığı temel etkiler üç ana eksende şekillenir:

  • Mide Hacminin Sınırlandırılması (Restriktif Etki): Mide kapasitesinin daraltılması sayesinde hastalarımız belirgin derecede küçük porsiyonlarla fizyolojik doygunluğa ulaşabilir. [1]
  • Besin Emiliminin Düzenlenmesi (Malabsorptif Etki): İnce bağırsağın belirli bir bölümünün devre dışı bırakılmasıyla tüketilen gıdalardan alınan kalori ve besin emilimi kontrollü şekilde sınırlandırılabilir. [2]
  • Metabolik ve Hormonal Değişimler: Sindirim sistemi hormonlarının (Ghrelin, GLP-1, PYY) salınımı yeniden düzenlenerek iştah baskılanabilir ve insülin duyarlılığı artırılabilir. [3]

Obezite Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Tüm obezite ameliyatı çeşitlerini genel anestezi altında ve doku hasarını en aza indiren laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştiriyoruz: [1, 2] Bazı nadir durumlarda açık ameliyat yöntemine başvuruyoruz. Ameliyat türüne göre değişmekle birlikte obezite ameliyatını şu adımlarda uyguluyoruz:

  • Karın duvarına açtığımız 4-5 adet milimetrik delikten kamera ve özel mikrocerrahi aletlerle giriyoruz. [1]
  • Mide ve bağırsak dokularını çevre yağ tabakalarından dikkatle ayırıyoruz. [1, 2] 
  • Tercih ettiğimiz yönteme göre mideyi özel zımbalarla (stapler) tüp haline getiriyor veya ince bağırsak bağlantıları (anastomoz) yapıyoruz. [2, 5]
  • Ameliyat sırasında mide içine özel boyalı sıvılar vererek dikiş ve zımba hatlarının sızdırmazlığını doğruluyoruz. [5]
  • Karın içi gazı tahliye ediyor ve küçük giriş deliklerini estetik dikişlerle kapatıyoruz. [1]

Obezite Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?

Obezite ameliyatı şartları, Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği (ASMBS) ve Uluslararası Obezite Cerrahisi Federasyonu (IFSO) tarafından yayımlanan güncel konsensüs kılavuzlarına göre belirlenir. [4] Obezite ameliyatına uygunlukta temel çerçeve şu şekildedir:

  • VKİ ≥ 40 kg/m² olan ve diyet girişimleriyle kalıcı kilo kontrolü sağlayamamış hastalar (eşlik eden kronik hastalık şartı aranmaksızın) [4]
  • VKİ 30 – 39.9 kg/m² arasında olup Tip 2 diyabet, hipertansiyon, obstrüktif uyku apnesi, karaciğer yağlanması veya eklem problemleri gibi metabolik komorbiditeleri bulunan hastalar [4]
  • Diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kalıcı kilo kaybı sağlayamamış hastalar [1, 4]

Kimlere Obezite Ameliyatı Yapılamaz?

Tüm cerrahi prosedürlerde olduğu gibi hastalarımızın güvenliğini korumak adına bazı özel klinik tablolarda obezite ameliyatlarını uygulamıyoruz: [4, 6]

  • Cerrahi yükü ve genel anesteziyi kaldıramayacak düzeyde ileri evre kalp, solunum veya çoklu organ yetmezliği bulunan hastalar,
  • Aktif madde ya da ileri derecede alkol bağımlılığı yaşayan hastalar, [4]
  • Ameliyat sonrası beslenme ve yaşam tarzı disiplinini sürdüremeyecek düzeyde kontrolsüz psikiyatrik rahatsızlığı olan hastalar, [4, 6]
  • Gebelik döneminde olan veya yakın zamanda çocuk sahibi olmayı planlayan kadınlar, [4]
  • Tıbbi olarak tedavi edilmemiş aktif mide ülseri veya ileri pıhtılaşma bozukluğu bulunan hastalar. [6]

Obezite Cerrahisinin Hastalara Faydaları

Cerrahi yaklaşımımızın temel amacı yalnızca hastalarımızın fazla kilolarından kurtulmasını sağlamak değil, aşırı kilonun yol açtığı fiziksel, metabolik ve psikososyal yükü ortadan kaldırarak genel yaşam kalitesini yükseltmektir. [2] Obezite ameliyatı ile sağlanan kalıcı kilo kontrolü sayesinde hastalarımıza sunduğumuz başlıca faydalar şunlardır:

  • İnsülin direncinin kırılmasıyla Tip 2 diyabet, tansiyon ve yüksek kolesterol gibi yaşamı tehdit eden metabolik sorunlar hızla kontrol altına alınabiliyor veya gerileyebiliyor. [2]
  • Kalp-damar hastalıkları riski azalırken, üst solunum yollarındaki baskının kalkması sayesinde uyku apnesi semptomları büyük oranda düzelebiliyor. [2, 6]
  • Diz, kalça ve omurgaya binen mekanik yükün hafiflemesiyle eklem kireçlenmeleri ve kronik kas-iskelet ağrıları gerileyebiliyor, hastalarımız günlük hayatta çok daha rahat hareket edebiliyor.
  • Beden algısındaki olumlu değişim, kişisel özgüveni artırarak sosyal ve iş hayatında hastalarımıza çok daha aktif ve enerjik bir yaşam alanı sunabiliyor.

Obezite Ameliyatı Kaç Kiloda ve Hangi VKİ Değerinde Yapılır?

Obezite cerrahisinde net bir kilo değeri bulunmaz; obezite ameliyatı için VKİ kaç olmalı sorusunun yanıtı boy ve kilo oranına göre belirlenir. Örneğin boyu 1.60 m olan bir hastada 90 kilogram cerrahi sınır için yeterli bir VKİ (≥35) oluştururken, boyu 1.85 m olan bir hastada bu sınır 120 kilogramın üzerinde başlayabilir [4]. Morbid obezite ameliyatı değerlendirmesinde temel ölçüt hastanın kilosu değil, boy ile ağırlığın matematiksel oranı olan vücut kitle indeksidir [4].

cm
kg
VKİ değeriniz:
VKİ tek başına ameliyat kararı için yeterli değildir. Uygunluk, sağlık durumu ve hekim değerlendirmesiyle belirlenir.

Obezite Cerrahisi Yöntemleri Nelerdir?

Modern cerrahi uygulamalarımızda hastalarımızın metabolik durumuna, yeme alışkanlıklarına ve vücut yapısına göre farklı obezite cerrahisi çeşitleri tercih ediyoruz:

  • Tüp Mide Ameliyatı: Midenin yaklaşık %75-80’lik dış kavisinin laparoskopik olarak çıkarılması işlemidir; iştahı baskılayarak doğal porsiyon kontrolü sağlar. [1, 3]
  • Gastrik Bypass: Midenin küçültülüp ince bağırsağa bağlandığı, hem hacim kısıtlayıcı hem de emilim azaltıcı altın standart yöntemdir. [2, 4]
  • Mini Gastrik Bypass: Tek bir bağırsak bağlantısı ile uygulanan, operasyon süresi kısa ve kilo verdirici etkisi yüksek bypass tekniğidir. [2]
  • Duodenal Switch: Süper morbid obez (VKİ > 50) ve ağır metabolik sorunları olan hastalarda emilimi ileri düzeyde sınırlandıran prosedürdür. [4]
  • Revizyon Obezite Cerrahisi: Daha önce ameliyat olmuş ancak yetersiz kilo vermiş veya yeniden kilo almış hastalarda anatomiyi yeniden düzenleyen cerrahidir.

Obezite Cerrahisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Obezite ameliyatın başarısını ömür boyu korumak ve güvenli bir iyileşme dönemi geçirmek için hastalarımızın dikkat etmesi gereken kurallar şunlardır:

  • Aşamalı Beslenme Planı: Obezite ameliyatı sonrası beslenme, cerrahi dokuların iyileşmesi adına berrak sıvı, püre, yumuşak katı ve katı gıda aşamalarıyla bariatrik diyetisyen kontrolünde planlanmalıdır. [6]
  • Katı-Sıvı Ayrımı: Mide basıncını artırmamak ve besin emilimini engellememek için yemeklerden 30 dakika önce ve sonra sıvı tüketimi durdurulmalıdır. [6]
  • Vitamin ve Mineral Takibi: Hekim ve bariatrik diyetisyenin önerdiği multivitamin takviyeleri aksatılmamalı; 1., 3., 6. ve 12. ay biyokimya kontrolleri düzenli yaptırılmalıdır. [6]
  • Fiziksel Aktivite: Erken dönemde hafif yürüyüşlerle başlayan süreç, cerrahi onayı takiben obezite ameliyatı sonrası spor programlarıyla desteklenmeli, kas kütlesi korunmalıdır.

Obezite Ameliyatı Riskleri

Modern teknoloji, tecrübeli cerrahi ekipler ve uluslararası klinik protokoller sayesinde obezite ameliyatı riskleri, safra kesesi operasyonları gibi rutin genel cerrahi girişimlerinin güvenlik seviyeleriyle benzer düzeydedir [4, 7]. Bariatrik cerrahide mortalite riski yaklaşık %0.1 civarındadır [7]. Ancak her cerrahi işlem gibi operasyonun da kendine özgü riskleri bulunur:

  • Zımba Hattı Kaçağı (Sızıntı): Mide veya bağırsak birleşme hatlarında gelişebilecek sızıntılardır; genellikle erken postoperatif dönemde gözlenir. [5]
  • Kanama: Cerrahi alandaki doku serbestleştirmelerinden veya zımba hatlarından kaynaklanabilen, çoğunlukla medikal yaklaşımla kontrol edilen durumlardır. [5]
  • Tromboemboli (Pıhtı Atması): Damar içi pıhtılaşma riskine karşı hastalarımıza operasyon öncesi ve sonrasında koruyucu antikoagülan protokoller uygulanır. [6]
  • Besin Eksiklikleri: Özellikle emilim kısıtlayıcı bypass cerrahilerinden sonra demir, kalsiyum, B12 ve D vitamini düzeylerinde düşüş görülebilir. [6]

Obezite Cerrahisi Sonrası Beslenme

Ameliyat başarısının kalıcı olması ve mide dokularının güvenle toparlanması adına obezite cerrahisi sonrası beslenme sürecini uzman bariatrik diyetisyenimizle birlikte aşamalı olarak yönetiyoruz. [6] Hastalarımız ilk haftalarda berrak sıvı ve püre dönemini tamamladıktan sonra kademeli şekilde yumuşak katı ve sağlıklı katı beslenmeye geçiriyoruz. [6] 

Mide hacmini zorlamamak için hastalarımıza yemeklerle birlikte sıvı tüketmemelerini (katı-sıvı ayrımı kuralı), porsiyonları küçük tutmalarını ve gıdaları çok iyi çiğnenerek yavaş tüketmelerini öneriyoruz. [6] Protein ağırlıklı bir beslenme disipliniyle kas kütlesini korurken, verdiğimiz vitamin ve mineral takviyelerini aksatmamak sürecin temel taşıdır. [6]

Obezite Cerrahisi Fiyatları

Hastalarımız için planladığımız obezite cerrahisi fiyatları; uygulayacağımız ameliyatın türüne (tüp mide, gastrik bypass, revizyon cerrahisi vb.), hastanın ek yandaş hastalıklarının durumuna ve kullanacağımız cerrahi teknolojilere göre kişiye özel olarak değişiyor.

Ameliyatta tercih ettiğimiz ileri teknoloji stapler (özel cerrahi zımba) kartuşlarının kalitesi ve hastanede kalınacak gün sayısı da maliyet planlamasında doğrudan etkilidir. Size özel güncel cerrahi maliyetlerini ve tedavi planlamanızı öğrenmek için hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Denizli’de Obezite Ameliyatı

Aşırı kilo ve obeziteye bağlı sağlık problemleri yaşayan hastalarımız için Denizli’de bariyatrik cerrahi süreçlerini ileri laparoskopik donanımımız ve bariyatrik diyetisyen desteğimizle yürütüyoruz. Ameliyat öncesi ayrıntılı metabolik analizlerden operasyon sonrası uzun dönem beslenme ve kilo takibine kadar tüm basamakları hastalarımızın yeni ve sağlıklı bir yaşama adım atması hedefiyle planlıyoruz.

Kişiye özel bariyatrik cerrahi değerlendirmesi, Obezite ve Metabolik Cerrahi tedavi detayları ve  randevu için hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Obezite Cerrahisi ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Obezite cerrahisi tehlikeli mi?

Uluslararası veriler, bariatrik cerrahinin majör komplikasyon oranının yaklaşık %4, mortalite riskinin ise yaklaşık %0.1 düzeyinde olduğunu gösteriyor. [7]

Laparoskopik tüp mide operasyonlarını genellikle 45 ila 60 dakika, gastrik bypass operasyonlarını ise yönteme bağlı olarak ortalama 60 ila 90 dakikada tamamlıyoruz. [1, 2]

Laparoskopik (kapalı) teknikle uygulandığı için doku travması düşüktür; hastalarımız genellikle ameliyattan birkaç saat sonra yürümeye başlar ve 2-3 günlük yatış süresi sonrasında taburcu edilirler.

Doku iyileşmesi ve mide adaptasyonuna bağlı olarak berrak sıvı, püre ve yumuşak katı dönemlerinin ardından genellikle ameliyattan 2. ay sonra dengeli katı beslenmeye geçilmesini öneriyoruz. [6]

Operasyonla midenin kapasitesini daraltıp açlık hormonlarını baskılıyoruz; ancak hastalarımız ilerleyen yıllarda yüksek kalorili sıvı ve şekerli gıdalar tüketir, hareketsiz bir yaşam sürerse %10-15 oranında yeniden kilo alma riski oluşabilir. Bu durumu önlemek için bariatrik diyetisyen takibini düzenli sürdürüyoruz. [4, 6]

Hızlı kilo kaybına ve hastanın yaş, genetik faktörler ile cilt elastikiyetine bağlı olarak kol, bacak ve karın bölgesinde doku gevşemeleri görülebilir; bu süreci düzenli protein alımı, bol su tüketimi ve kas geliştirici egzersizlerle en aza indiriyoruz. [6]

Yararlanılan Kaynaklar

  1. Angrisani, L., et al. (2021). IFSO Worldwide Survey on Bariatric and Metabolic Surgery: Procedures and Technologies. Obesity Surgery, 31(5), 1945-1955. ( https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/33751307/ )
  2. Schauer, P. R., et al. (2017). Bariatric Surgery versus Intensive Medical Therapy for Diabetes — 5-Year Outcomes. New England Journal of Medicine, 376(7), 641-651. ( https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28199801/ )
  3. McCoy, S., et al. (2017). Ghrelin suppression after sleeve gastrectomy: a systematic review and meta-analysis. Surgery for Obesity and Related Diseases, 13(12), 2050-2059. ( https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/29126744/ )
  4. Eisenberg, D., et al. (2022). 2022 American Society for Metabolic and Bariatric Surgery (ASMBS) and International Federation for the Surgery of Obesity and Metabolic Disorders (IFSO) Indications for Metabolic and Bariatric Surgery. Surgery for Obesity and Related Diseases, 18(12), 1345-1356. ( https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36307392/ )
  5. Rosenthal, R. J., et al. (2012). International Sleeve Gastrectomy Expert Panel Consensus Statement: best practice guidelines based on experience of >12,000 cases. Surgery for Obesity and Related Diseases, 8(1), 8-19. ( https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/22248433/ )
  6. Mechanick, J. I., et al. (2020). Clinical Practice Guidelines for the Perioperative Nutrition, Metabolic, and Nonsurgical Support of Patients Undergoing Bariatric Procedures — 2019 Update. Obesity, 28(4), O1-O58. ( https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32202076/ )
  7. Aminian, A., et al. (2019). Association of Bariatric Surgery With Major Adverse Cardiovascular and Mortality Outcomes in Patients With Obesity and Metabolic Disease. JAMA, 322(10), 931-941. ( https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/31478981/ )