Meme dokusunda gelişen malign (kötü huylu) kitlelerin tedavisinde bölgesel kontrolü sağlayan temel basamak olarak meme kanserinde ameliyat yöntemine başvuruyoruz. [1, 2] Modern cerrahi yaklaşımlarımız sayesinde memenin tamamını almak yerine, onkolojik güvenlikten ödün vermeden memeyi korumayı ve eş zamanlı estetik doku onarımları yapmayı hedefliyoruz. [2, 3]
Meme (göğüs) kanseri ameliyatı; meme dokusu içerisindeki tümörün çevresindeki sağlıklı doku sınırını (temiz cerrahi sınır) ve lenf akımının ilk ulaştığı koltuk altı lenf bezlerini birlikte cerrahi olarak çıkardığımız işlemidir. [1, 2] Meme kanseri tedavisi olarak uyguladığımız bu ameliyatta amacımız, kanserli hücreleri vücuttan tamamen uzaklaştırırken hastalarımızın beden bütünlüğünü ve yaşam kalitesini korumaktır. [1, 3]
Genel anestezi altında uyguladığımız memeLenf bezi çıkarılan koldan tansiyon ölçtürmemeli basamaklarla tamamlıyoruz: [1, 2]
Hastalarımızın anatomisine ve onkolojik risklerine göre uyguladığımız temel meme (göğüs) kanseri cerrahi yöntemleri şunlardır: [1, 2]
Tümörü, etrafındaki uygun cerrahi sınırla birlikte çıkardığımız ve memeyi yerinde bıraktığımız yöntemdir. [1, 2] Özellikle erken evre tümörlerde uyguladığımız meme koruyucu cerrahi ile estetik görünümü bozmadan kanserli dokuyu temizliyoruz. Bu yöntemi uyguladığımız hastalarımız operasyon sonrası radyoterapi (ışın tedavisi) alırlar. [1, 2]
Meme dokusunun tamamını çıkardığımız yöntemdir. [1] Meme derisi veya meme ucunu koruyarak gerçekleştirdiğimiz ameliyatta, aynı sırada memeye silikon protez veya hastanın kendi dokusunu yerleştirerek yeni meme formu oluşturuyoruz. [2, 3]
Kanser cerrahisi ilkeleri ile plastik cerrahi tekniklerini birleştirdiğimiz yaklaşımdır. [3] Büyük tümörlerde bile meme dokusunu kendi içinde yeniden şekillendirerek çökme ve asimetriyi engelliyoruz. [3]
Koltuk altına kanser hücresi yayılımını anlamak için memeden verdiğimiz özel boya veya radyoaktif madde yardımıyla ilk bekçi lenf bezini (sentinel nod) bulup çıkardığımız işlemdir. [1, 4] Ameliyat sırasında patolojide incelediğimiz bu bezde yayılım yoksa koltuk altına başka bir cerrahi müdahale yapmıyoruz; böylece kol şişmesi (lenfödem) riskini azaltmayı amaçlıyoruz. [1, 4]
Bekçi lenf bezinde yaygın tümör tutulumu saptadığımızda veya ameliyat öncesi koltuk altı lenf bezleri tutulmuş hastalarımızda, koltuk altı lenf zincirini cerrahi olarak temizlediğimiz işlemidir. [1, 4]
Kapsamlı meme cerrahisi ve karın içi onkolojik tedavilerimiz hakkında detaylı bilgi almak için Genel ve Onkolojik Cerrahi tedavi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Klinik değerlendirme, biyopsi ve radyolojik görüntüleme sonucunda şu hasta gruplarında ameliyat kararı alıyoruz: [1, 2]
Bazı istisnai klinik durumlarda ameliyatı erteliyor veya cerrahi dışı onkolojik tedavilere öncelik veriyoruz: [1, 2]
Meme (göğüs) kanseri tanı ve ameliyat süreçlerini multidisipliner Onkolojik Cerrahi protokollerimiz çerçevesinde titizlikle yönetiyoruz.
Operasyonun konforlu ve güvenli geçmesi adına meme (göğüs) kanseri ameliyatı öncesi hastalarımızın dikkat etmesi gereken adımlar şunlardır: [1, 2]
Meme kanseri ameliyatı sonrası doku toparlanmasını hızlandırmak ve komplikasyonları önlemek için hastalarımız şu noktalara dikkat etmelidir: [1, 2]
Meme (göğüs) kanseri cerrahisini, evreleme prensipleri doğrultusunda şu şekilde planlıyoruz: [1, 2]
Ameliyat türünü belirlerken; tümörün boyutuna, meme büyüklüğü ile tümör oranı dengesine, kitlenin meme içindeki yerleşimine, tümörün biyolojik tipine (reseptör durumuna), genetik yatkınlığa (BRCA gen mutasyonları) ve hastanın kişisel tercihine dikkat ediyoruz. [1, 2]
Modern cerrahi teknikler ve sentinelleme yöntemleri sayesinde meme kanseri ameliyatı riskleri oldukça düşüktür. [1, 4] Ameliyat sonrası bazı hastalarımızda gözlemlediğimiz riskler şunlardır:
Meme (göğüs) kanseri tanısı alan veya şüpheli kitle tespit edilen hastalarımız için Denizli’de onkolojik cerrahi süreçlerini ileri teknolojik donanımımız, sentinel lenf nodu (bekçi lenf bezi) haritalama altyapımız ve onkoplastik cerrahi deneyimimizle yürütüyoruz.
Operasyon öncesi detaylı radyolojik evrelemeden, memeyi koruyan onkoplastik rekonstrüksiyonlara ve ameliyat sonrası lenfödem önleme eğitimlerine kadar tüm süreci hastalarımızın sağlığı ve yaşam kalitesi için planlıyoruz.
Hemen bizimle iletişime geçerek kişiye özel meme değerlendirmesi ve ameliyat hakkında detaylı bilgi ve randevu alabilirsiniz.
Yalnızca tümörü ve bekçi lenf bezini çıkardığımız meme koruyucu ameliyatlar ortalama 1 ila 1.5 saat sürerken; mastektomi ve eş zamanlı silikon protez/rekonstrüksiyon içeren ameliyatlar 2.5 ila 4 saat sürebilir. [1, 2]
Meme (göğüs) kanseri ameliyatı, hastalarımız açısından ağrı düzeyi oldukça düşük, toparlanma süreci hızlı ve konforlu cerrahi operasyonlar arasındadır. [1, 2]
Erken ve lokal evrede teşhis edilen meme (göğüs) kanserinde doğru cerrahi müdahale ile tümörü vücuttan temizliyoruz. Ameliyat sonrası gerekli görülen ilaç (kemoterapi/hormonoterapi) veya ışın (radyoterapi) tedavileriyle hastalığın kontrol altına alınma şansı oldukça yüksektir. [1, 2]
Meme koruyucu cerrahi sonrası hastanede kalış süresine ameliyatın kapsamına ve hastanın genel durumuna bakarak karar veriyoruz. [1, 2]
Hayır. Günümüzde uyguladığımız doku ve sinir koruyucu ileri onkolojik teknikler sayesinde meme (göğüs) kanseri ameliyatında hayati risk oranı son derece düşük olsa da komplikasyonlar kişiden kişiye değişir. [1, 2]
Uyguladığımız onkoplastik cerrahi teknikler sayesinde çıkardığımız tümör alanını çevre dokularla dolduruyor; böylece memede çökme veya belirgin şekil bozukluğunu engelliyoruz. [3]
Erken ve lokal evrede teşhis ettiğimizde meme kanserinde tedavi başarı oranı oldukça yüksektir. [1, 2] Rutin taramalarla erken evrede tespit edip zamanında uyguladığımız cerrahi müdahale ve kişiye özel onkolojik tedaviler sayesinde ölüm riskini belirgin düzeyde düşürüyor, hastalarımıza uzun ve sağlıklı bir yaşam sunabiliyoruz. [1, 2]
Evet. Erkeklerde de sınırlı miktarda meme dokusu bulunduğu için tüm meme kanseri vakalarının yaklaşık %1’ini erkek hastalarımız oluşturmaktadır. [6] Genellikle meme başı arkasında ağrısız, sert bir kitle ile başvuran erkek hastalarımızda cerrahi ve onkolojik tedavi protokollerini kadın hastalarımızla benzer kılavuz standartlarında yürütüyoruz. [6]