Duodenal Switch (SADI-S)

Süper obezite sınırındaki hastalarımızda ve medikal tedaviye dirençli ileri evre Tip 2 diyabet vakalarında cerrahi başarı oranı en yüksek prosedürlerden biri olan duodenal switch yöntemini tercih ediyoruz. [1] Uyguladığımız cerrahi yöntemler arasında yer alan bu teknik; hastalarımızın mide hacmini küçültürken gıdaların emilim yolunu da kısaltır. [1, 4] Bu sayede hem hızlı ve yüksek oranda kilo kaybı sağlayabilir hem de diyabet gibi metabolik sorunların kontrol altına alınmasında yüksek başarı sunabilir. [2, 3]

Duodenal Switch Ameliyatı Nedir?

Duodenal switch; ilk aşamada midenin boylamasına daraltılarak tüp mide haline getirilmesi, ikinci aşamada ise oniki parmak bağırsağının (duodenum) ayrılarak ince bağırsağın son bölümüne bağlanması işlemidir. [1, 4] Bu cerrahide mide çıkışındaki doğal kapakçığı (pilor kası) koruyoruz; böylece gıdaların sindirim kanalına fizyolojik geçiş ritmi bozulmadan besinlerin büyük bir kısmı emilim yüzeyiyle karşılaşmadan bağırsağın ileri seviyesine aktarılmasını sağlıyoruz. [2, 4]

Duodenal Switch Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Duodenal switch ameliyatını, genel anestezi altında ileri laparoskopik (kapalı cerrahi) tekniklerle şu temel aşamalarda gerçekleştiriyoruz: [1, 4]

  1. Mide Küçültme Aşaması (Sleeve Gastrektomi): Hastamızın karın bölgesine açtığımız küçük deliklerden girerek midenin yaklaşık %70-75’i endoskopik stapler cihazları (özel medikal zımbalar) ile kesip çıkarıyoruz. [1]
  2. Oniki Parmak Bağırsağının Ayrılması: Midenin çıkış kapısı olan pilor kasının (doğal kapakçık) yaklaşık 2-3 cm ilerisinden duodenumu (oniki parmak bağırsağı) ayırıyoruz. [4]
  3. Bağırsak Bağlantısı (Loop Anastomoz): İnce bağırsağın son bölümünden (ileum) ölçtüğümüz yaklaşık 250-300 cm’lik ortak kanalı, kestiğimiz oniki parmak bağırsağının ucuna mikro-dikişlerle birleştiriyoruz. [4]
  4. Güvenlik Testleri: Bağlantı hatlarının sızdırmazlığını operasyon esnasında özel testlerle doğrulayarak ameliyatı tamamlıyoruz. [1, 2]


Operasyonu, kapalı cerrahi konforu sayesinde hastalarımızın doku travmasını en aza indirerek uyguluyoruz.

Duodenal Switch Hangi Hastalıkları Tedavi Eder?

Duodenal switch, bağırsak hormonlarını güçlü biçimde uyardığı için en etkili Metabolik Cerrahi yöntemlerinin başında gelir [3]. Bu ameliyat ile tedavi ettiğimiz hastalıklar şunlardır: [1, 3]

  • Süper Obezite: Vücut Kitle İndeksi 50 kg/m² ve üzerinde olan hastalarımızın hedefledikleri kiloya inmesini ve uzun vadede kilolarını korumasını sağlayabilir. [1]
  • Şiddetli Tip 2 Diyabet: İnsülin direncinin kırılmasını ve GLP-1 gibi inkretin hormonlarının hızla salgılanmasını tetikleyerek hastalarımızın kan şekerini %90’ın üzerinde bir oranla remisyona (tam düzelmeye) sokabilir. [3, 4]
  • Metabolik Sendrom ve Dislipidemi: Yağ emilimini belirgin oranda azalttığı için hastalarımızın kanındaki yüksek trigliserit ve LDL kolesterol düzeylerini normale döndürebilir. [2, 3]
  • Hipertansiyon ve Uyku Apnesi: Hızlı kilo kaybı ve azalan damar yükü sayesinde hastalarızın kardiyovasküler risk parametrelerini belirgin şekilde iyileştirebilir. [1, 3]

Normal SADI-S Yönteminin Geleneksel Duodenal Switch’ten Farkı Nedir?

Geleneksel duodenal switch (BPD-DS) yönteminde ince bağırsağı iki ayrı noktadan keserek iki bağlantı (anastomoz) yaparken; normal SADI-S (Single Anastomosis Duodeno-Ileal bypass with Sleeve) tekniğinde tek bir bağırsak bağlantısı (loop anastomoz) uyguluyoruz. [4] Bu durum ameliyat süresini kısaltır, iç fıtıklaşma (internal herni) riskini ortadan kaldırabilir ve hastalarımızın vitamin-mineral emilim dengesini daha güvenli bir sınırda tutmaya yardımcı olur. [4]

Duodenal Switch Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?

Bu cerrahi yöntem aşağıdaki kriterleri taşıyan hastalarımız için klinik olarak uygundur: [1, 4]

  • Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 50 kg/m² ve üzeri olan süper obezite hastaları, [1]
  • VKİ değeri 40 kg/m² üzerinde olup uzun süredir yüksek doz insülin kullanan ve kan şekeri regüle edilemeyen diyabet hastaları, [1, 3]
  • Daha önce tüp mide ameliyatı geçirmiş ancak kilo almış ya da yeterli kilo verememiş revizyon ameliyatı olması gereken hastalar, [4]
  • Ömür boyu düzenli vitamin ve mineral takviyesi kullanma disiplinine ve takip bilincine sahip hastalar. [2]

Duodenal Switch ile Diğer Ameliyatların Farkları

Cerrahi yöntemi belirlerken hastanın metabolik haritasını, beslenme alışkanlıklarını ve kilo geçmişini değerlendiriyoruz: [1, 2]

Duodenal Switch vs Tüp Mide (Gastrik Sleeve)

Tek başına uygulanan Tüp Mide Ameliyatı yalnızca mide hacmini küçülten kısıtlayıcı bir yöntemdir; bağırsak anatomisine ve besin emilimine müdahale etmez. [1] Duodenal switch ise tüp mideye ek olarak bağırsak bypassı içerdiği için süper obez grupta ve dirençli diyabette çok daha güçlü ve kalıcı bir kilo kaybı sağlayabilir. [1, 4]

Duodenal Switch vs Gastrik Bypass

Klasik Gastrik Bypass operasyonunda pilor kasını (mide çıkışındaki doğal kapakçık) devre dışı bırakırken, duodenal switch ameliyatında pilor kasının yerini koruyoruz. [2, 4] Pilor kasının korunması sayesinde duodenal switch ameliyatı olan hastalarımızda ani şeker düşmesi, baş dönmesi ve kramplarla seyreden dumping sendromu riski belirgin şekilde daha düşüktür. [4] Ayrıca duodenal switch yönteminin yağ ve kalori emilimini kısıtlama gücü gastrik bypassa kıyasla daha yüksektir. [1, 2]

Duodenal Switch Ameliyatından Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler

Cerrahi sürecinizin güvenle ve sorunsuz tamamlanabilmesi adına operasyon öncesi dönemde dikkat etmeniz gereken adımlar şunlardır: [1, 2]

  • Ameliyat öncesinde planlanan endokrinoloji (hormon ve şeker), kardiyoloji (kalp sağlığı), göğüs hastalıkları ve anestezi uzman hekim kontrollerine eksiksiz katılmalısınız. [2]
  • Mide dokunuzu doğrudan değerlendirmek amacıyla hekimimizin yapacağı endoskopik taramayı yaptırmalısınız. [1]
  • Ameliyat bölgesini rahatlatmak ve karaciğer yağlanmasını azaltmak için operasyondan 1-2 hafta önce bariatrik diyetisyenimizin verdiği özel beslenme programını harfiyen uygulamalısınız. [2]
  • Doku oksijenlenmesini ve yara iyileşmesini korumak için operasyondan en az 1 ay önce sigarayı tamamen bırakmalı; aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçları hekim kontrolünde kesmelisiniz. [2]

Duodenal Switch Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Emilim kısıtlayıcı etkinin güvenle yönetilmesi için hastalarımızın dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır [2]:

  • Reçete ettiğimiz multivitamin, demir, kalsiyum ve yağda eriyen vitamin takviyelerini (A, D, E, K) her gün aksatılmadan almalısınız. [2]
  • Vücudun sıvı dengesini korumak ve böbrek fonksiyonlarını desteklemek adına günde en az 1.5 – 2 litre su tüketmelisiniz.
  • Belirli periyotlarla (1, 3, 6 ve 12. aylarda) düzenli kan tahlilleri yaptırarak mikro besin düzeylerini yakından izlemelisiniz. [2]
  • Karın kaslarınızı zorlayabilecek ağır sporlardan operasyon sonrası ilk 4-6 hafta uzak durmalısınız.

Duodenal Switch Ameliyatı Sonrası Beslenme Nasıl Olmalı?

Bağırsak adaptasyonunu sağlamak ve kas kütlesini korumak amacıyla duedenal switch ameliyatı sonrası beslenme düzeninin yüksek protein esasına göre kademeli olarak ilerlemesini öneriyoruz: [2]

  • Sıvı ve Püre Evresi: İlk haftalarda berrak proteinli sıvılar ve tanesiz çorbalarla başlamalı; ardından yumuşak kıvamlı püre gıdalara geçmelisiniz.
  • Katı Beslenme Disiplini: 1. aydan sonra başlayacağınız katı beslenmede öğünlerinizin önceliği daima kaliteli protein kaynakları (balık, yumurta, yağsız et, peynir) olmalıdır; günlük protein hedefi ortalama 80-100 gramdır. [2]
  • Katı-Sıvı Ayrımı: Mide basıncınızı artırmamak adına yemeklerle birlikte sıvı tüketmemeli; içecekleri öğünlerden 30 dakika önce veya sonra içmelisiniz. [2]

Duodenal Switch Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Duodenal switch, bariatrik cerrahinin metabolik açıdan en güçlü ameliyatı olmakla birlikte kendine has takip gereksinimleri ve olası riskleri barındırır: [1, 2]

  • Kronik Vitamin ve Mineral Eksikliği: İnce bağırsağın önemli bir bölümü atlandığı için özellikle demir, kalsiyum, B12 ve yağda çözünen A, D, E, K vitaminlerinin eksikliği gelişebilir; bu durumu ömür boyu takviye ile yönetiyoruz. [2]
  • Dışkılama Sıklığında Artış ve Gaz: Yağ emiliminin kısıtlanmasına bağlı olarak yağlı dışkılama (steatore), ishal ve koku problemi görülebilir; hastalarımıza dengeli yağ almalarını tavsiye ediyoruz.  [2, 4]
  • Cerrahi Komplikasyonlar: %1-2 civarında laparoskopik zımba hatlarında sızıntı veya kanama riski vardır. [1, 4]
  • Protein Malnütrisyonu: Günlük yeterli protein tüketilmediğinde kas kaybı ve kanda albümin düşüklüğü riski oluşabilir; düzenli diyetisyen kontrolü ile bunu önlüyoruz. [2]

Denizli’de Duodenal Switch Ameliyatı

İleri derece obezite ve kontrolsüz diyabet yaşayan hastalarımız için Denizli’de duodenal switch ameliyatını tam donanımlı hastane altyapısında ve yoğun bakım imkanlarında gerçekleştiriyoruz. Operasyon öncesi çok yönlü bilgilendirmelerden cerrahi sonrası ömür boyu sürecek metabolik ve beslenme takiplerine kadar hastalarımıza güvenli bir tedavi yolu sunuyoruz.

Metabolik profilinize en uygun Obezite ve Metabolik Cerrahi tedavisini planlamak için kliniğimize başvurarak randevu alabilirsiniz.

Duodenal Switch Ameliyatı ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Duodenal switch ameliyatı ile kaç kilo verilir?

Ameliyat sonrası ilk 12-18 aylık süreçte hastalarımız fazla kilolarının ortalama %80 ila %90’ını kalıcı olarak kaybedebilmektedir [1, 4].

Teknik olarak bariatrik cerrahinin en ileri düzey ve hassas ameliyatlarından biridir; ancak kapalı (laparoskopik) yöntemle ve deneyimli bir cerrahi ekiple uygulandığında doku travması az olduğu için iyileşme süreci konforlu ilerler [1, 4].

Operasyon laparoskopik teknikle hastanın anatomik yapısına ve karın içi durumuna göre ortalama 2 ila 3 saat arasında tamamlanır.

Midenin çıkarılan kısmı geri getirilemez; ancak yapılan bağırsak bağlantısı tıbbi bir gereklilik veya aşırı kilo kaybı halinde cerrahi olarak eski anatomik yapısına dönüştürülebilir [4].

Evet. Yağda eriyen vitaminler ve temel minerallerin emilim yüzeyi kısaldığı için hastalarımızın ömür boyu düzenli kan takibi yaptırması ve hekim kontrolünde multivitamin kullanması zorunludur [2].

Yararlanılan Kaynaklar

  1. Eisenberg, D., et al. (2022). 2022 American Society for Metabolic and Bariatric Surgery (ASMBS) and International Federation for the Surgery of Obesity and Metabolic Disorders (IFSO): Indications for Metabolic and Bariatric Surgery. Surgery for Obesity and Related Diseases, 18(12), 1345-1356. ( https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36280539/ )
  2. Mechanick, J. I., et al. (2019). Clinical Practice Guidelines for the Perioperative Nutrition, Metabolic, and Nonsurgical Support of Patients Undergoing Bariatric Procedures – 2019 Update: Cosponsored by AACE, TOS, ASMBS, OMA, and ASA. Obesity, 28(4), O1-O58. ( https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32202076/ )
  3. Schauer, P. R., et al. (2017). Bariatric Surgery versus Intensive Medical Therapy for Diabetes — 5-Year Outcomes. The New England Journal of Medicine (NEJM), 376(7), 641-651. ( https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28199801/ )
  4. Sánchez-Pernaute, A., et al. (2020). Single-Anastomosis Duodenoileal Bypass with Sleeve Gastrectomy (SADI-S): 10-Year Follow-up of 100 Consecutive Patients. Obesity Surgery, 30(11), 4253-4260. ( https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/32681423/ )